Kayıtlar

Mart, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BIKTIM!

Resim
Ben 3.dünya meselelerinden bıktım arkadaş! Bıktım! 21 yy. da insanların kafasındaki örtüyü yargılamaktan, mini etek ile namus arasında doğru orantı kuranlardan. İnşallah ve maşallahlardan, Hala ve hala din, mezhep konuşulmasından, tartışılmasından! Yahu bin yıl önce olan (yada olmayan) bir şeyi niye tartışırsınız? İnanan inansın, inanmayan inanmasın! bir zümreye ait olma çabanızdan! Cemaatinizden! Yüzsüzlüklerinizden bıktım! Tank, tüfeklerden, savaş naralarından, “hödöööö hödöööö şöyle keseriz böyle doğrarız biz kahraman bir milletiiiin çocuklarıyııız”, eğitilemeyen çocuklardan; anne babalardan, herkese kendi fikrinizi kabul ettirmeye çalışmanızdan, bu yüzyılda insan ayrımı yapmanızdan! En özel kararlarıma burnunuzu sokmanızdan, ben sadece layıkıyla  “insan” olmaya çalışırken, çeşit çeşit etiket ve yafta yapıştırmanızdan, güzelim ülkemi pislik ve çöplüğe dönüştürmenizden, para için ruhunuzu satmanızdan, Bıktım!! Güzel beyinlerimizi bu pisliklerle doldurmanızdan, nefret yük...

Tutte le strade portano a Roma!! - extented version

Resim
Sanırım Taylan'ın doğum günündeydi. Seco'nun,"Roma'ya gidiyoruz! gelsenize sizde!" demesiyle başladı herşey.. Şubat ayının başında 4 gün harika vakit geçirdik. ama önce biraz meraklandırmak lazım :) Seco'nun harika çekimlerinden oluşan, trailer'imiz aşağıda! :) http://vimeo.com/89533352 Roma'yla ilgili o kadar çok şey yazılıyor ki, ben bunları yazmayı düşünmüyorum. Evet piazza spagna'yı, fontana di Trevi'yi, Piazza Venezia'yı, Colosseo'yu, Campo Di Fiori'yi, Piazza Navona'yı  ve diğerlerini mutlaka gezeceksin. Bayılacaksın, hayran kalacaksın. Ama Roma'da aslında, ara sokaklara dalmak... az biraz kaybolmak. Güzel yemekler yemek. meydanlarda oturup, insanlarla tanışmak demek. Sayısız lokanta var gidilecek. Hiç beklemediğin yerlerde süprizlere hazır ol... Ama; Vatikan'a yakın Il Ragno D'oro'da menüden istediğini seç ye, hatta hepsini söyle!,herşeyden tat. sonra bi limoncello mis... pişman olmaya...

Berkin Küçük Prens

Resim
Berkin, Küçük Prens… bırak kimseye anlatma yıldızları, fil yutmuş boa yılanını, anlamazlar… onlar senin de dediğin gibi, sadece briçten, golften, politikadan, kravattan anlayabilirler. Yaşlı bir kral olup emretmeyi, aç gözlü bir zengin olup, altınlarını saymayı bilirler. Bırak onları… Çöldeki Tilkinin de dediği gibi, “insanları mı arıyorsun? Silahları var ve avlıyorlar. Çok can sıkıcı…” minik gezegenine geri dön küçüğüm; baobap ağaçların, kuzuların, tek taç yapraklı çiçeklerin ile huzur içinde yaşa… unut dünyayı, çocuk ruhuna geri dön, Büyükler hiç çıkmasın karşına… Olur da bir kaçımızı özlersen, gözlerinin önünde minik minik milyonlarca yıldız olarak parlıyor olacağız, tabi en çok parlayanlar da annen ile babanınkiler… Kötü dünyadan, umutla sana bakıyor olacağız, belki bir asteroid daha bulunurda kendimizi oraya atarız diye... Berkin, Küçük Prens… affet bizi…