BIKTIM!





Ben 3.dünya meselelerinden bıktım arkadaş! Bıktım! 21 yy. da insanların kafasındaki örtüyü yargılamaktan, mini etek ile namus arasında doğru orantı kuranlardan. İnşallah ve maşallahlardan, Hala ve hala din, mezhep konuşulmasından, tartışılmasından! Yahu bin yıl önce olan (yada olmayan) bir şeyi niye tartışırsınız? İnanan inansın, inanmayan inanmasın! bir zümreye ait olma çabanızdan! Cemaatinizden! Yüzsüzlüklerinizden bıktım! Tank, tüfeklerden, savaş naralarından, “hödöööö hödöööö şöyle keseriz böyle doğrarız biz kahraman bir milletiiiin çocuklarıyııız”, eğitilemeyen çocuklardan; anne babalardan, herkese kendi fikrinizi kabul ettirmeye çalışmanızdan, bu yüzyılda insan ayrımı yapmanızdan! En özel kararlarıma burnunuzu sokmanızdan, ben sadece layıkıyla  “insan” olmaya çalışırken, çeşit çeşit etiket ve yafta yapıştırmanızdan, güzelim ülkemi pislik ve çöplüğe dönüştürmenizden, para için ruhunuzu satmanızdan, Bıktım!! Güzel beyinlerimizi bu pisliklerle doldurmanızdan, nefret yüklü konuşmalarınızdan, kötü bakan gözlerden,  çamurun içinde batarken bile etrafa pislik saçmaya devam eden egonuzdan bıktım!
Bıktım bu anlamsız kavgalardan, uğruna savaşacağım hiçbir şey bulamıyorum, üzgünüm. Bu sistemi reddediyorum.
Derdim ne biliyor musun? Mesela; ben leylek göç yollarını iyileştirmeye çalışırken, bir başkası karbon salınımını düşürmek için uğraşsın istiyorum. Bir başkası çalışma saatlerini daha iyi hale getirmek için çalışsın mesela… Çocuğuma asker olmaktan ziyade layıkıyla “insan” olmayı öğretmek istiyorum. Tüfek, silah bilmesin; sokakta ölü ezilmiş kedi köpek görmesin istiyorum.  Bisikletiyle rahat rahat sokaklarda gezebilsin, okula yürüyerek gidebilsin istiyorum. İnsani çalışma saatleri olsun, herkes hakkını alabilsin istiyorum. “Burada da yapabilirsin!” diyenler olabilir.. yapamam! kendimi, ailemi bir fanusun içine sokup bunları yapmaya çalışmak çok yorucu olmaz mıydı sizce de? Ben sadece kendim için değil, yaşadığım yerdeki herkesin, istediği her şeyi yapabilmesini istiyorum…
Şu binanın temelini sağlam yapamadık gitti.. temelden bir kat yukarı çıkamadık. Çıkmaya çalıştık, temel o kadar çürük ki, kat çıkmaya derme çatma desteklerle çalıştık. Yine çöktük… sonra yine.. yine.. kusura bakmasın kimse “küllerimizden doğduk” safsatalarına kanmıyorum artık.
Sürekli bir karmaşa kaos içinde yaşamaktan bıkmadın mı? Ben bıktım, en çok da ben böyle düşünürken, güzel güzel uyuyan, uyurken öldüğünü fark etmeyen insanlardan bıktım. Evet bu coğrafyanın insanıyız, belki de defolu olanlar bizleriz, belki de buralarda yaşamanın raconu böyle… burada uyursun, uyutulursun.

“Ya sev ya Terket!”çiler saldıracak belki de şimdi… bıktım işte, bundan bıktım… 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Canım Athena! Atina Sana Emanet!

Düsseldorf!

Uzaktan sevilen insanlar ve şehirler var - Lizbon & Porto