2013'te neler öğrendim


Yazdıklarımın çoğu kimileri için, sıradan olabilir, hatta “ aman canım!” da diyebilirsiniz, bildiğinizi zannediyorsunuzdur belki de… Tecrübe etmemişsinizdir… Ama ben gerçekten aşağıdakilerin hepsini 2013’te 32 yaşımda farkettim, tecrübe ettim. Ben 32 yaşımda çok şey öğrendim, öğrenmeler hiç bitmesin…

  • İnandığın şeyin arkasından gitmenin sana hiç bir şey kaybettirmeyeceğini, kaybetsen bile tüm sorumluluğu sana ait olduğundan altında ezilmeyeceğini,
  • Yeri geldiğinde yeter! demeyi bilmek gerektiğini,
  • Susmanın “gerçekten” en büyük erdem olduğunu,
  • Yaptığımız her işin sıkıcı, sıradan; yapmadıklarımızın heyecan verici ve eğlenceli “olmadığını” her işin kendine göre zorlukları olduğunu,
  • Ama yaptığın işin, seni sınırlamasına izin vermeden ufkunu geniş tutmak gerektiğini,
  • Cesur olmak gerektiğini,
  • Gerçek aşk diye bir şeyin var olduğunu,
  • Öfke ve hırs kurbanı olmamak gerektiğini,
  • Koskoca evrende herkesin yaşamak için gerekli bir kuytu köşe bulabileceğini, kavgalara dövüşlere gerek olmadığını,
  • En fazla bağıranın en haklı olmadığını,
  • Hayatta her zaman “kime göre? Neye göre?” ler olduğunu,
  • Kimse için “100% tanıyorum” dememek gerektiğini, beşerin şaşabileceğini,
  • Suçu ne hep kendinde, ne de hep karşı tarafta aramaman gerektiğini,
  • Kimi zaman gereğinden fazla sinirlendiğimi, ama bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmadığımı,
  • Sonra öfkelenmemi sağlayan her şeyi uzaklaştırmam gerektiğini,
  • Bir kedinin dünyaya bedel olduğunu J
  • Arkadaşlarımın bebeklerini gördükçe, benim de zamanımın geldiğini
  • Arkadaşlarımın tercih yapabileceğini ve bu tercihlerinin her zaman ben olmayabileceğimi,
  • Ama aslolanın kimseyi tercih etmek zorunda bırakmamak olduğunu,
  • Az gördüğüm, ihmal ettiğim sevdiklerim olduğunu,
  • Ama zaman zaman benim de herhangi bir sebebe dayanmaksızın, aranmak istediğimi :)
  • Bazen yalnız kalmak istediğimde buna saygı duyan, hiçbir anlam yüklemeyen, sevdiklerim olduğunu,
  • En mutlu olaydan bir mutsuzluk çıkarmayı başarabilenler olduğunu,
  • Sen ne yaparsan yap, ne dersen de, tam tersinin anlaşılabileceğini,
  • bazen çok ta üstüne gitmemek gerektiğini,
  • herkese iyi olunamayacağını, herkesin beni sevmek sevmek zorunda olmadığını,
  • herkesi sevmek zorunda da olmadığımı,
  • Gerçekten ama gerçekten büyük konuşmamak gerektiğini,
  • Çok kalabalıklara gerek kalmadan, az ve öz ile yaşamanın ideal olduğunu,
  • Beni; iyi huylarımla, kötü huylarımla seven insanların olduğunu,
  • İyi huylarıyla, kötü huylarıyla sevdiğim çok insan olduğunu,
  • Merhamet, hoşgörü ve vicdanın en büyük erdem olduğunu,
  • Hayatta tek bir doğrunun olmadığını,
  • Kimi zaman geri planda kalmak gerektiğini,
  • Ama en çok ta tüm bunları böyle alt alta yazarken ve yaşarken, tam aksine davranabileceğimizi, hırsımıza, öfkemize yenik düşebileceğimizi çünkü insan olduğumuzu,
  •  ama “telafi”  etmeyi öğrenmemiz gerektiğini

Farkettim….


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Canım Athena! Atina Sana Emanet!

Düsseldorf!

Uzaktan sevilen insanlar ve şehirler var - Lizbon & Porto