Kayıtlar

Ocak, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Doğal Şeyler Yapalım

Resim
Bu sabah güne böyle başladım, "Foodmatters" izledin mi bilmem, ama beslenmenin sağlığımız üzerindeki önemi ve ilaç endüstrisini anlatan, ilaç sektörünün Zeitgeist'i diyebiliriz. Mesela ben bıktım, paranoya denizinde boğuluyorum adeta, Organik mi? değil mi? acaba organik değil de bizi mi kandırıyorlar? bizim evde uzun zamandır yogurt, tereyağı ve kefir ev yapımı, doğal mucizeleri yaşadıkça, "acaba başka ne yapabilirim?" sorusu beyinlere düşüyor tabii. bugün oradan oraya zıplamalarla   Zehirsiz Ev  'e  rastladım. Günlük yaşamda kullandığımız her şeyi neredeyse kendimiz üretebiliyoruz. Diş macunundan, kepek önleyici şampuana kadar. Dalga geçenlere kulak asma, zararın neresinden dönersek kar.

Canım Athena! Atina Sana Emanet!

Resim
Karar vermemiz 10 dk. sürdü. Atina! hemen biletler alındı, airbnb'den ev kiralandı. 4 gün Atina havası alacak, uzo'ya balığa katık edecektik. OlypicAir 'in pervaneli, önce korkutucu ama sonra çok rahat uçağıyla, 1 saat sonra Atina'ya varıyoruz. Tren neredeydi hangi meydana gidicektik diye bakınırken, toplam 25 kişi alan uçağın diğer türk yolcuları ile aynı meydana gideceğimizi fark ettik. Syntagma; direnişler, gösteriler herşey burada oluyor, tam anlamıyla merkez.  Atina enteresan bir şehir, bildiğin çirkin... "Bu ne be!" diyorsun şehre yaklaştıkça. Bakımsız binalar, her taraf apartman... hiç bir albenisi yok. Ama... İşte o 'ama' yı aşağıda okuyacaksın. Bizim evimiz antik stadyumun hemen yanında. Evde hemen birer Mytos'la başladık. Sevgilim ben evde dinlenirken, her zaman ki gibi, etrafı keşfetmeye gitti... Döndüğünde gözleri yine faltaşı gibi açılmış, " sevgilim süper lokantalar buldum!" hadi kalk dedi. Hemen evin üst tarafınd...

haydi bakal?m!

Resim
30 tl ile Kaş hayvan barınağındaki bir bebeciğin manevi annesi babası olabilirsiniz! Posted via Blogaway

Uzaktan sevilen insanlar ve şehirler var - Lizbon & Porto

Resim
Dikkat!  Bu yazı Porto Lizbon gezi yazısı değil, iki sevgili'nin porto'ya alışmasının, kısa süreliğine de olsa lizbon'lu oluşlarının hikayesidir ve emprovize gezmenin güzelliğini anlatır. --------------- Daha önce hiç gitmeme rağmen, lizbon'a karşı inanılmaz bir ilgi duyuyordum. Hiç konuşmadığın ama çok aşık olduğun çocukluk aşkın gibi sanki, olurdu ya o zamanlar, bir kere görürdün, konuşmazdın, bakardın, kalbin çıkardı.. İşte Lizbon öyleydi benim için... Sonra bir gün -o zamanlar- uzaktan sevdiğim adam, "hadi lizbon'a gidelim!" dedi. şaştım kaldım... Çünkü, uzaktan sevdiğim adam, uzaktan sevdiğim şehre beraber gidelim diyordu. uzaklıklar bitecek "canım" olacaklardı demek, hem  O, hem de Lizbon. İstenmeyen çocuk gibiydi Porto... "o kadar gidiyoruz, bari Porto'yu da bi görelim!" cümleleri ile katıldı planlarımıza. Bu arada, uzaktan sevdiğim adam, en yakınımdı uzun süredir. Mutluluktan gözlerimiz dolup taşarken, "insa...