Dikkat! Bu yazı Porto Lizbon gezi yazısı değil, iki sevgili'nin porto'ya alışmasının, kısa süreliğine de olsa lizbon'lu oluşlarının hikayesidir ve emprovize gezmenin güzelliğini anlatır. --------------- Daha önce hiç gitmeme rağmen, lizbon'a karşı inanılmaz bir ilgi duyuyordum. Hiç konuşmadığın ama çok aşık olduğun çocukluk aşkın gibi sanki, olurdu ya o zamanlar, bir kere görürdün, konuşmazdın, bakardın, kalbin çıkardı.. İşte Lizbon öyleydi benim için... Sonra bir gün -o zamanlar- uzaktan sevdiğim adam, "hadi lizbon'a gidelim!" dedi. şaştım kaldım... Çünkü, uzaktan sevdiğim adam, uzaktan sevdiğim şehre beraber gidelim diyordu. uzaklıklar bitecek "canım" olacaklardı demek, hem O, hem de Lizbon. İstenmeyen çocuk gibiydi Porto... "o kadar gidiyoruz, bari Porto'yu da bi görelim!" cümleleri ile katıldı planlarımıza. Bu arada, uzaktan sevdiğim adam, en yakınımdı uzun süredir. Mutluluktan gözlerimiz dolup taşarken, "insa...
Yorumlar
Yorum Gönder