Sıçıcam artık İzmir'inize (temsili)

Burgaz'ı Mudanya'yı, Kumla'yı mahvettiniz gidin ya gidin! ( bu bir ironik başlıktır)
Ben Bursa'lıyım, ... Bursa'lı küçük bir çocuk olmak, okullar kapanır kapanmaz Burgaz'a, Kurşunlu'ya, Kumla'ya, Gemlik'e, Armutlu'ya ya da Mudanya'ya gitmek, bisiklete binmek,sahilde "çekirdek" çitlemek demekti. Mesela Kurşunlu'da Çamlık'in diğer tarafına bisikletle geçtiysen bir adım öne çıkardın... yani demem o ki, bu yazlık kafası her yerde aynı... sadece izmir'e özgü değil hani... Mesela biz şimdi marmara'da denize giremiyoruz biliyo musun? mahvettik çünkü, çeşit çeşit balıkları olan, her gün yunus sürüsü gördüğümüz marmara'yı mahvettik. bunun sorumlusu da biziz. Biziz çünkü kocaman apartmanlar yapılmasına izin verdik, tüm tesislerin kanalizasyon bağlantısının kontrolsüz şekilde denize verilmesine ses çıkaramadık, kimse umursamadı. Ses çıkaran azınlıkta kaldı. Şimdi sadece maalesef rakı balığa süs olarak kullanıyoruz kendisini. Bu arada bizim oralar hep yazlıkçıydı,hiç turistik tesis yoktu mesela ama bizim de işte pislik diye bir derdimiz var uzun yıllardır.
Sizlerin de Sürekli "nerde o eski çeşme, ağaçlardan meyve topladığımız, çiğdem çitlediğimiz, ılıcasıyla, alaçatısıyla..." edebiyatı yapmanız bıkkınlık verdi açıkçası. Bir de herşeyi sadece siz bilirmiş edanız yok mu... insanlık tarihinin ilk pazarı Alaçatı'da kurulmadı çocuklar, bunu bilin istedim, Anadolu'nun her şehrinde pazar kurulur, zengini fakiri,sebzesini, meyvesini, peynirini ordan alır hala... Sanki bir sabah kalktınız da her yer tesis dolmuş,"yabancılar" zaptetmiş, ortalık birbirine girmiş falan... Kapasitesi zorla arttırılmış bir belde'ye tabi ki işletmeciler müşteri bulacak... Arsalar, güzelim evler yok paraya satılırsa büyük şehirlilere olacağı buydu. Burada derdiniz gelen insanlarla değil, işletmecilerle olmalı.
Küçükken biz de yapardık, yabancı biri geldi mi sezonluk,öteler, konuşmazdık. Adı hep yabancı çocuk olarak kalırdı ama çocuktuk, çocuk şımarıklığımız vardı. Bu sizdeki çocuk şımarıklığı hiç geçmiyor malesef... şimdi bundan da övünür, "bizim ruhumuz çocuk, kızımız deniz, denizimiz kı..." meselesine bağlarsınız.
Çok üzgünüm ama bunu söylemek zorundayım,,Yılmaz Özdil sizleri böyle alıştırdı onu da anlıyorum ama inanın İzmir'li olmak, Antalya'lı olmak, Sinop'lu olmak, Artvin'li olmak, Düzce'li olmakla aynı şey, aynı dertler, aynı mutluluklar. Cennet kıyılarınız var orası şüphe götürmez, ama gelenlere "gidin!" demekle, "ooff ya istanbullular geldi, herşey bozulduuu!" demekle orasını korumuş olmuyorsunuz aksine, üzerinize yapışan antipatik duruşunuz, imzanız haline geliyor.
Sevgiler, saygılar
ha bu arada #şehirfaşistlerinehayır!
Gami



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Canım Athena! Atina Sana Emanet!

Düsseldorf!

Uzaktan sevilen insanlar ve şehirler var - Lizbon & Porto